AIDS ve HIV Nedir? Nedir, Nedenleri ve Tedavisi

AIDS ve HIV virüsünün tedavisi tamamen bulunmamıştır. Bu hastalıkların tedavisi için sürekli olarak ilaç kullanılmalıdır. AIDS veya Edinilmiş Bağışıklık Yetmezliği Sendromu, HIV enfeksiyonunun neden olduğu kronik ve yaşamı tehdit eden bir hastalıktır. HIV, bağışıklık sistemini ve enfeksiyon ve hastalıklarla savaşma yeteneğini zayıflatır. Tedavi edilmeyen HIV enfeksiyonu AIDS’e neden olabilmektedir. Beyaz kan hücrelerindeki CD4+ miktarı ve AIDS’i tanımlayan bazı AIDS’ler Hastalıkların varlığı değerlendirilmekte ve AIDS tanısı konmaktadır. HIV ise insan bağışıklık yetmezliği virüsünün kısa adıdır ve bağışıklık sistemini etkilemektedir.

AIDS ve HIV Belirtileri

AIDS’in çok çeşitli semptomları vardır. Bu belirti ve bulgular başka hastalıklarda da gözlendiği için mutlaka doktora başvurulması gerekmektedir. Gerekli tetkikler yapıldıktan sonra doğru teşhis ve tedavi sürecinin yürütülmesi gerekmektedir.

AIDS belirtileri arasında hızlı kilo kaybı, gece terlemeleri, aşırı yorgunluk, depresyon, hafıza kaybı gibi belirtiler vardır. Ayrıca nörolojik bozukluk, Akciğer enfeksiyonları, lenf bezlerinde büyüme ve tekrarlayan ateşte AIDS’in belirtileri arasındadır.

Bazı insanlar HIV enfeksiyon başladıktan 2-4 hafta sonra grip benzeri semptomlar geliştirir. Bu aşama, akut HIV enfeksiyonu olarak bilinmekte ve bu belirtiler birkaç gün veya hafta sürmektedir.. HIV belirtileri arasında ateş, titreme, gece terlemesi, kas ağrıları, lenf bezlerinde büyüme, ağız yaraları, üşüme, döküntü ve halsizlik gibi belirtileri vardır.

AIDS ve HIV Kimlerde Görülür ve Korunmanın Yolları

AIDS ve HIV kan ve cinsel temas yoluyla bulaşır. En yaygın bulaşma şekli cinsel temas yoluyladır. Doğumdan önce, doğum sırasında veya doğumdan sonra hastalığı olan bir anneden bebeğine geçebilmektedir.. Anne sütü virüsün bulaşmasına neden olmaktadır. Temas olmuşsa önleyici ve kontrol önlemleri için derhal bir bulaşıcı hastalık uzmanına danışılmalıdır. Doğurganlık çağındaki tüm kadınların AIDS konusunda eğitilmesi ve gerekirse test yaptırılması önerilmektedir. Hamile anne ve çocuğa doğumdan sonra koruyucu ilaç verilmekte ve kontaminasyon büyük ölçüde önlenmektedir.

AIDS ve HIV enfeksiyonuna neden olabilecek teması olan kişilerin mutlaka test yaptırması gerekmektedir. İlk olarak, testin yolunu ve zamanını belirlemek için en kısa zamanda bir doktora görünmelisiniz. Nükleik ve damardan alınan kan ile test yapılabilmektedir.

Teşhis, vücutta HIV virüsüyle savaşmak için yapılan, anti-HIV antikorları adı verilen bir maddeyi arar. Bunun için genellikle ELISA testi kullanılmaktadır. ELISA, sadece AIDS’e özel bir test değil, birçok hastalığın teşhisinde kullanılan bir testin adıdır. Bu test pozitif çıkarsa, anti-HIV antikoru daha yakından incelenecektir. Virüsü gösteren doğrulayıcı testler kullanılacaktır. Virüsün genetik materyalinin varlığını ve miktarını saptayan testler, hem tanı koymada, gerektiğinde tedavi takibinde yardımcı olarak, hem de ilaçların etkinliğini kontrol etmede kullanılmaktadır. Gerekirse virüsün bazı yapısal proteinlerini inceleyen testler de kullanılmaktadır.

AID ve HIV enfeksiyonunun tedavisi için kullanılan farklı ilaçlar bulunmaktadır. Günümüzdeki ilaçlar virüs miktarını azaltmakta ve bağışıklık sistemini korumaktadır. Ancak ilaç tedavisi ile AIDS ve HIV virüsü tamamen ortadan kalmamaktadır. Bu ilaçların sürekli kullanımı gerekmektedir. AIDS/HIV virüsünün kesin bir tedavisi bulunmamaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.