Apandisit Nedir, Nedenleri ve Tedavisi

Apandisit, kalın bağırsağın başlangıcında 5-6 cm boyunda ve 3mm çapında kör bir bağırsak parçasının ismidir. Tam işlevi bilinmemekle birlikte, bağırsağın yaşamın ilk birkaç yılında savunma mekanizmalarının ve bağışıklık sisteminin düzenlenmesinde rol aldığına inanılmaktadır. Bu organın iltihaplanması herkesin bildiği apandisite neden olur. İçinizdeki baskı arttıkça beslenmesi de bozulmaktadır. Bu süreç iltihaplanmaya yol açar. İltihap varsa belirtileri artmaya başlar. Halk arasında ‘’apandisit patlaması’’ olarak adlandırılmaktadır.

Apandisitin Belirtileri ve Nedenleri

Apandisit belirtileri kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Kişinin eğilmesine neden olan “bıçak saplaması” olarak tanımlanan karın ağrısı, sağ kasıkta ağrı, bulantı, kusma, iştahsızlık, ağız kuruluğu gibi belirtileri bulunmaktadır. Bunun yanında hazımsızlık, hızlı kalp atışı, gazları atamama, büyük banyo yapma isteği, dışkılama sırasında zorluk ve ağrı hissi olarak sınıflandırılmaktadır. Gebelerde apandisit ağrısı karnın arka ve yan taraflarında oluşur ve gebelerde, gebelik semptomları ile karıştırılabileceğinden tanı koymak zor olmaktadır.

Apandisit, apandisin iç kısmının tıkanması sonucunda boğulmaktadır. Bunun sonucunda organdaki basıncın artması sonucu beslenmesi de azalır ya da tamamen kesilmelidir. Bu süreç içerisinde de iltihaplanma oluşur.

Apandisit Teşhisi ve Tedavisi

Semptomlara, fizik muayeneye, kan testleri ve ultrasona dayanarak ve gerekirse teşhisi için bir bilgisayarlı tomografi taraması kullanılmaktadır. Ancak hamile kadınlarda MR veya bilgisayarlı tomografi kullanılamaz. Hamilelerde apandisit teşhisi için ultrason yeterlidir. Çocuklarda çeşitli enfeksiyonlarla karıştırılabilmektedir. Ağrı ve ateş döneminde kullanılan antibiyotikler kan testlerinde farklı sonuçlar vererek tanıyı daha da zorlaştırmaktadır. Bu yaş grubundaki çocuklarda ve okul öncesi çocuklar sorunlarını net bir şekilde açıklayamadıkları için daha zordur.

Apandisit tedavisi cerrahidir. Operasyon açık veya laparoskopik olarak yapılmaktadır. Bugün 5-10 mm kesilerle operasyon yapılmaktadır. Ancak özel bir ihtiyaç olmadıkça operasyon laparoskopik yani kapalı olarak gerçekleştirilmelidir. Operasyon sonrası hastaların konforunu artırır. Normal yaşama hızlı dönüş sağlar. Acil bir durum olduğundan hızlı müdahale edilebilmesi için birçok yerde açık ameliyatlar yapılmaktadır. Ancak cerrahi operasyonu kapalı yöntemle yapmak çok daha uygundur. Çok nadir durumlarda ameliyatsız iyileşebilir. Yine çok nadir durumlarda, yırtılmamış ise doktor antibiyotik tedavisi önerebilir. Ancak iltihap gelişirse ameliyatla tedavi edilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.